Ben muhtaçmışcasına sevdim seni..Bir kuru ekmeğin boğazımdan geçişine şükreder gibi.
Avuçlarıma koyduğum her dua,
Bir tutam gözlerin
Bir tutam kalp atışların olurdu.
Ve gülerdi yüzüm
En masumundan..
Sebebi inan ki, SENDİN..
*
Annemi sever gibi sevdim kalbini..
Sığındım!
Bilirdim, ne rüzgar eserse essin,
bu sıcaklık beni ısıtırdı!
Üşümelere tövbe ettirirdi..
Gözlerimden yaşlar akıtmazdı acıları koynuma sokarak.
Huzur olurdu kucağın,
Bir yavruya gösterilen şevkat gibi..
*
Nefes alır gibi çektim kokunu..
O sıktığını değil.
Teninde
bana ait olanı..
"Bir baş dönmesi bu kadar mı tatlı olur"
derdim hep..
İnan, gerçek değildin sen!
Olamazdın da zaten,
doğuştan gelen ve beni sarhoş eden
bu sürreal kimya ile..
*
Yaşadığım toprak gibi sahiplendim yüreğini..
Gezdim karış karış.
Güneş vurmamış nere var ise,
gözlerimden maviler bıraktım..
Her karışına bayrak diktim,
ismimin yazılı olduğu..
"Egemenlik kayıtsız şartsız benimdir yüreğinde"
diye..
*
Yutkunurcasına sarılırdım benliğine..
Bu sarsıntı düşürürdü seni
kurduğum en güzeller mabedine..
Beyaz bir defterdin sen..
Pak, temiz, en safından..
Her sayfamız bir buseni temsil ederdi..
*
Bilir misin?
Geceleri resmini öper yatarım ben..
Orada da bana gülümsüyor muşsun gibi gelir..
Hatta,
Fotoğrafçıya niye gülmüş der kıskanırdım,
O derece yani :)
Saçlarına bakardım..
Dokunmak isterdim..
Her telinde başka bir dünyadaymışım gibi..
Savruluşuna,
canımı kurban edermiş gibi..
Oh,
mis gibi!
*
Tapardım sana..
Bilirdim,
bu günah olamazdı..
Çünkü, yaradan'a tapılmaz kulluk edilirdi..
Diyebilirdim bunu
niyetim sen olarak..
Korkma!
O'na baş kaldırmam zaten..
O olmasa elin elimde nasıl olurdu ki?
Secde secde özlemim,
nasıl değerdi kulaklarına..
..
Severdim işte,
kalbimdeki beşeriyeti
kirpiklerine yükler, izlerdim seni..
O'na sığınarak..
*
Hayata tutunur gibi, tutardım ellerinden..
Parmaklarından,
bilimsel bir tarifi olmayan şey
damarlarımdan girip
uyuştururdu beni..
Beynim : Ona güven..
Kalbim : Sev!
Yüreğim: Koy içine sakla bir ömür boyu
derdi..
Ve ben,
bir daha
bir başka severdim seni..
*
Ağzından çıkanları kural,
bakışlarını ise farz kılardım kendime..
Düşlerimin sahibi olurdun.
Dayanamazdım..
Aşk,
emrin olup eğilirken yerlere,
ben sürünürdüm..
Yağmur damlalarının bile değse,
kıskandığım teninde..
Tabiatın kuralısın sanki.
Yaşamam da buna taabii..
Değil mi?
Ne şiirler
ne de şarkılar anlatamazdı seni..
Meleklerin güzelliğini kimse bilemezdi ki..
Sesim titrerdi bazen,
abartmıyorum inan.
"Seni seviyorum" diyecek gücüm bile kalmazdı
güzelliğine..
Tebessümün öldürür (tatlısından)
gamzelerin yaşatırdı beni..
Sesim çıkmazdı,
çıkamazdı..
Çünkü,
bu deryaya kapılıp gitmekti,
sevdaların en güzeli.
*
Ve ben bugün nefes alıyorsam,
ciğerime dolan kokun
nasıl yaşatıyorsa beni.
CAN der severim seni..
Alışmak olamaz..
Müptelalık başka.
Tiryakilikte değil bu.
Öte
herşeyden..
Tek bildiğim,
Dilimin ucunda her an hazır olan
"vallahi de billahi de seviyorum seni"
barındırdığım..
Her neyse bunun adı,
bitmesin hiç.
Hep,
Gülüşünde cennetler ayır
ikimize dair.
Olur mu?
..
"YAZILARIN TELİF HAKKI SERCAN ERDOĞAN'A AİTTİR.ÇALINMASI VE KOPYALANMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUNUN 81.MADDESİ İTİBARİYLE YASAKTIR"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder